Bilimsel Yaklaşım

Ağrılı Mesane Sendromu (İnterstisyel Sistit)

Bilimsel Yaklaşım

Asit Alkali Dengesine Bilimsel Yaklaşım

Asidite ve alkali özellikler sıvılarda en iyi şekilde gözlemlenirler. Bunlar birbirlerine hem zıt hem de tamamlayıcıdırlar. Bu sebeple asidite “kötü” ve alkali “iyi” gibi kolayca yorumlanamazlar. İkisi de gereklidir.

Asitler büyük miktarda pozitif elektrik yüklü hidrojen iyonu (H+) barındırırlar. Hidrojen iyonları “aç” atomlardır, eksik olan elektronlarının yerini doldurmak isterler. Hidrojen iyonlarının oranı yeterince fazla olduğunda, sıvı asidik ve aşındırıcı hale gelir ve diğer maddelerin elektronlarına saldırırlar.

Diğer bir yandan, alkaliler (ya da bazlar) büyük miktarlarda hidroksil iyonu (OH-) barındırırlar. Hidroksil iyonları ekstra elektron yüklüdürler ve bunları vermek isterler. Bir hidrojen (H­­+) ve bir hidroksil (OH-) iyonu karşılaştıklarında birbirlerine bağlanırlar ve H2O (su) ve tuz ortaya çıkarırlar.

Eğer bir sıvının ya da dokunun alkali veya asit değerini bulmak istiyorsak, o sıvının hidrojen iyonu yoğunluğunu ölçmemiz gerekir. pH ölçüsü bunun için kullanılır.

Suda eşit oranda H+ ve OH- iyonları bulunur ve bu sebeple 7 pH değeri nötr kabul edilir. 7’nin altındaki pH değerleri “asit”, 7’nin üzerindeki pH değerleri ise “alkali” dir. pH ölçüsü ne kadar düşükse asidite oranı o kadar yüksektir. Örnek vermek gerekirse, mide asidinin pH değeri 1 yani yüksek derecede asidik, sodyum bikarbonat’ın (kabartma tozu) pH değeri ise 12’dir ve yüksek derecede alkali özelliği gösterir.